Akın Kıraç - Ağlayan Laleler
Türkiyenin en büyük inşaat haber portalı.

YAZAR DETAY

 

Akın Kıraç

haber@insaattrendy.com
01.07.2009

Ağlayan Laleler

 

Bir dokunduk bin ah işittik.

Bu ay ki sayımızda İnşaat sektörünün alt kollarından olan çini sektörüne yönelik ağırlıklı bir çalışma yapalım dedik ve düştük yollara. Kâh İznik dedik kâh Kütahya dedik. Bir sürü çini sektörü temsilcisi ile görüştük. Vah gariplerim vah. Binlerce çeşit el emeği göz nuru çalışmalar vitrinleri süslüyor. Ama gelin görün ki alıcıları ve pazarları çok çok az. Gördüklerim ve duyduklarım konusunda hayretler içerisinde kaldım. Herkesin hayatta ilkleri vardır ya ben de bu ilkleri Kütahya da yaşadım diyebilirim.

Kütahya'ya girerken Malatya'ya girer gibi girdik. Şehrin girişinde Evliya Çelebi karşıladı bizi.

Valla gerçekten ben Evliya Çelebi'nin Kütahyalı olduğunu bilmiyordum. Girişte öğrendim. Çelebiden gelen bir veraset mi bilemem ama şehirde kimsecikler yok. Her halde Çelebi misali Dünya turuna çıkmışlardır dedim. Kendimce yorum yaptım bu kadar Çelebinin olduğu bir il hiç dolu olur mu dedim. Kim bilir nerededirler. Gördükleri hangi coğrafyayı abarta abarta kaleme alıyordurlar. Ve şehirde ikinci bunu da biliyor musunuz yazısı daha. Dünya da ilk toplu iş sözleşmesinin yapıldığı yerin Kütahya olduğunu biliyor muydu(m)nuz? Valla bunu da bilmiyordum. Yeni öğrendim ne yalan söyleyeyim. Ama sıkı durun anlatacaklarım var. Şehrin hemen hemen yarısı çini işiyle uğraşıyor. Siz öyle ilk toplu iş sözleşmesinin Kütahya da yapıldığına bakmayın. Siz kalkıp Dünya da ilk toplu iş sözleşmesini yapacaksınız. Sonra kalkıp koskoca şehirde 240 sigortalı işçi çalıştıracaksınız. Dedim ya ilkleri yaşadım diye.

Sıkı durun. Çini işinde çalışan sosyal sigortalı sayısı gerçekten 240. Bunlar resmi veriler. Allah Allah bir yanlışlık vardır dedim ama hayır gerçekmiş. Şaşırdım kulaklarıma inanamadım. Ben Kütahyalı Çelebi değilim ki abartayım. Kütahya'nın yarısı çini ile uğraşıyor ve 240 kişi sigortalı. Olayın boyutlarını tahmin edebiliyor musunuz?

Siz bunları biliyor muydu(m)nuz?

Gerilemeyi düşünebiliyor musunuz?

Şehirde ilerlemeye devam ediyoruz. Herhalde şehrin tam ortası ve işlek caddesi ki oraya iri bir vazo yerleştirmişler. Bizlerin salonlarında duran vazoların en az 100 katı. Sağımızda solumuzda ara sıra çini uygulamaları olan yerleri görmekteyiz. Ben çinicilik dendiğinde mesela Kütahya'nın en iyi yerlerinde en güzel yeni yeni projelerin de çininin kullanıldığını hayal etmekteydim. Ama gördüm ki öyle değil. Yeni yapılan binaların hiç birinde çini yok. Bize bu konuda aktarılan bilgilerde mimarların bu konuya ilgisiz ve alakasız kaldığı yönündeydi. Ama sonradan düşündüm Kütahya da mimar yok mu diye? Var.

Öyle ise Kütahyalı mimarlar ilk önce Kütahya da çiniciliğin kullanımı konusunda en harika uygulamalarını yapacaklar. Sonra tüm yurt geneline bu olayı yayacaklar. Sen yapmazsan sen kendi değerine sahip çıkmazsan başkası niye sahip çıksın ki.

Şehrin sanayisine doğru yol alırken gözüm çini uygulamalarının olduğu çiniciler çarşısına ilişti. Evet dedim. Burası harika bir yapı. Olaya dışarıdan baktığım için gözüme çok güzel geldi.

Çiniciler çok güzel bir mekân yapmışlar kendilerine. Sayısını bilemem ama en az 200 dükkânın olduğu iki tane yan yana yeni yapılma han. Tasarımı da çok güzel olmuş. Amma gelin görün ki içerisi bomboş. İn cin top oynuyor. İnanın abartmıyorum. 200 tane dükkândan ya 15 tane açık var ya da 20 tane. O kadar yani. Esnafın birine girdim sordum ne oldu bu dükkân sahiplerine neredeler? Kimse yok dedi. Burası böyle. Kuş uçmaz kervan geçmez. Yanlış anlamayın ne olur. Bu ekonomik krizden kaynaklanmıyor. Tamamı ile Kütahya'nın tanıtımından. Kütahyalının kendini tanıtamamasından kaynaklanıyor.

Nereye el atsak elimizde kalıyor. Bir an önce şehri terk edelim dedim. Şehrin taşlarına baykuş konmamış ama gidinde görün hele derim. Çelebice baykuş konmaya da az kalmış.

Şehirde inşaat namına çok fazla bir şey göremedik. Üç beş yeni bina yapımları hariç bitmiş birkaç çalışma var sadece. Yalnız çelebiler dönerse dışarıda gördükleri ile birlikte bir şeyler yapabilirler mi bilemiyorum. Hiç döneceğe de benzemiyorlar.

Asıl bizi ilgilendiren Sanayi olayına gelirsek. Sanayideyiz ama buralarda boş sayılır. Çeşitli sektör temsilcileri ile görüşmeler yaptık. Herkes Kütahya'nın ve çiniciliğin tanıtımının eksik olmasından yakınıyor. Yine her zaman ki nakaratlar. Devletin bu işe el atması lazım falan. İyide benim anlayamadığım el atsın atmasına ama sizin bu çelebiler nerede be kardeşim..

Adıyla namıyla koskoca Kütahya. Şu gerçek çelebileri salın bakalım dünyaya. Gitsin görsünler gezsinler müşteriler bulsunlar. Bunu damı devletin yapmasını bekleyeceksiniz. Siz milyon liralık yatırımlar yapıp devletten krediler alacaksınız. Sonra (e) devlet birde bunu tanıtsın diyeceksiniz. El insaf daha ne yapsın devlet size. Biraz da siz çabalayın siz bir şeyler üretmeye çalışın. Evet, sıkıntılar olmuyor değil oluyor. Biz bunlara birebir şahit olduk Kütahya da. İşçi parasını ödeyemeyip sıkıntı çeken bir sürü sektör temsilcisi var. Üç aydır elemanına ücret ödeyemeyen fabrikalar var. En büyüğünden en küçüğüne kadar herkes sıkıntı yaşamakta. Ama bu başarı için engel değildir. Kabuğumuzu kırıp bu sıkıntıları hep birlikte aşmalıyız. Veya Çelebiler kafa kafaya verip çalışmalılar.

Tespit ettiğim farklı bir psikoloji daha var şehirde. Herkes kendi kaderini bekliyor gibi geldi bana. O psikoloji şehir girişindeki yazıların içerisinde de mevcut. Siz Evliya Çelebi'nin Kütahyalı olduğunu biliyor muydunuz? Hayır. Bilmiyorduk. Yani cümlede bizim Evliya Çelebi'nin Kütahyalı olduğunu bilmediğimizi önceden bilir gibi bir hava var. Baştan bizim bilmediğimiz kabullenilmiş yani.

El-cevap

Hadi ya gerçekten mi? Vay be rahmetli buralıymış demek ki. Hemen aklımıza Çelebinin abartıları gelir. Mesela benim aklıma önce memleketim Erzurum'a ait abartısı geldiydi. Sormuşlar Çelebiye. Erzurum da bir sene kaldın neler gördün havası suyu nasıldır? Valla birader demiş. 12 ay Erzurum da kaldım. Sekiz ay beyaz, dört ay ayaz, geriye kalan da yaz demiş.

Sonuç olarak Evliya Çelebi'nin Kütahyalı olduğunu insanların bilmesi için Kütahya'ya gelmeleri gerekmiyor. Çelebinin ve Çini'nin bir şekilde tanıtılması gerekiyor. Eğer siz bunu tanıtmazsanız yakın gelecekte şehrin farklı bir yerine ''Çini'nin asıl memleketi Kütahya'nın olduğunu biliyor muydunuz?'' yazısını ilave edebilirsiniz. Bizden söylemesi.....

Yorum Yapmak İçin Üye Olun ya da Giriş Yapın.!

DİĞER MAKALELERİ

1
 
2
 
3
 
4
 
>>