Hüseyin Kırçıltepeli - Enflasyonist Baskılar Ve Dolar
Türkiyenin en büyük inşaat haber portalı.

YAZAR DETAY

 

Hüseyin Kırçıltepeli

info@insaattrendy.com
01.01.2011

Enflasyonist Baskılar Ve Dolar

 

Global çaptaki gıda ve enerji fiyatlarındaki artışa karşı gelişmekte olan ülkeler faiz oranlarında artışa gidiyorlar ve gelişmiş ülkeler de aynı yolu izleyecekler. Kuşkusuz ki her ülkenin ekonomisi kendine özgüdür ve politika yapıcıların kararları ulusal çıkarlara hizmet eder. Fakat küresel dünyada birbirinden etkilenmeyen ülke yok gibidir. Dünya ekonomisinin lokomotifi olan ülkelerin ekonomik durumlarının anlık fotoğrafını çekersek durum daha iyi anlaşılır.

ABD ile başlayalım. Ekonomik krizden çıkış sinyalleri veren ABD ekonomisi şimdilik iyi yolda olmasına rağmen ikilem içinde bulunmakta. Deflasyon korkusu ile boğuşan ABD, FED’in QE2 (Quantitive Easing 2) programı kapsamında 600 milyar dolarlık varlık alımı ile genişletici para politikası uygulama amacı içinde. Yüksek miktardaki bono ve tahvil alımı ile ekonomiye enjekte edilecek olan dolar sayesinde çoğu ekonomik ülkenin tersine enflasyonu canlandırmak istiyor. Yüksek işsizlik nedeniyle gelir elde edemeyen hane halkı harcama yapamıyor ve harcama olmayan bir yerde ise efektif talep eksikliği nedeniyle üreticiler mal ve hizmetlerini satamıyor. Satış yapamayan üreticiler ise maliyetleri kısma amacıyla yeni işten çıkarmalar yapmak zorunda kalıyor. Bu sarmal bu şekilde devam edip giderken FED emisyon yaparak ve Beyaz Saray da vergi indirimleri uygulayarak tüketim harcamalarını canlandırmak çabasında. Bu plan 1929 buhranı sonrası Keynesyen plan çerçevesi benzerinde yapılabilecek en uygun plan olmasına rağmen ileride zincirlerinden boşalan enflasyon tehdidi ve muazzam bütçe açıkları yüzünden çok fazla eleştiri alıyor. Ne kadar eleştirilse de FED dediğim dedik bir şekilde bu planı uygulamakta. Bunu bizim için anlamı güçsüz dolar demek. 2011 yılı boyunca özellikle QE2’nin yürürlüğe koyulacağı Haziran ayı sonrasında dolardaki değer kaybını yakından inceleyeceğiz.

İkilemler Avrupa için de geçerli. Avrupa Birliği’nin başarısız bir ekonomik entegrasyon olduğunu vurgulayanların sayısı artığı dönemde Japonya, Çin ve Rusya’dan Euro tahvillerine ilgi geldi. Birlik, itibarını korumak için Euro’da değerlenme süreci başlattı ve ülke borçları sorunlarıyla ilgili kaygıları dağıtmak için Almanya başta olmak üzere tüm AB işbirliği yapıyor görünmekte. Ancak itibar korumak amaçlı değerli Euro demek ihracatı sekteye uğratmak anlamına da gelir. İtibar mı ihracat mı ikilemi içinde bulunan Euro Bölgesi, zaman zaman Trichet’in yaptığı açıklamalarla Euro’nu değerini kontrol etmeye çabalıyor. Genelde soluksuz yükselişlerin ardında fazla ısınan pariteyi soğutmak için moral bozucu konuşmalar gözlemliyoruz. Düşük kalma eğilimi içindeki Dolar karşısında Euro’nun tekrar yeni pozisyonlar alacağını tahmin ediyoruz. Bir yandan da enflasyon, ABD için arzulanan bir durum olmasına rağmen AB için ise kaygı verici bir durum. Kriz sonrası toparlanma aşamasında uygulanacak bir faiz artırımı hem harcamalara, hem kredilere hem de ihracata zarar verecektir. Şimdilik büyümeyi, enflasyona tercih ettikleri görülebiliyor.

Bu yıl biraz da emtiaların yılı diyebiliriz. Yaşadığı doğal felaketlere rağmen Avustralya Dolar’ı artan bakır ve demir cevheri fiyatları yüzünden yükselmeye devam ediyor ki bu ürünler ülkenin ihracat kalemlerinin başında geliyor. Mısır başta olmak üzere Ortadoğu’daki karışıklıklar petrole yarıyor ancak dünyanın en büyük enerji tüketicisi olan Çin’in ekonomiyi soğutma amaçlı olarak frene basması durumunda (şimdiden mevduatlarda 25 baz puan artış yaptılar, yılın ikinci yarısında yeni faiz artırımları gelebilir) OPEC’in de öngördüğü biçimde 110$ üzerinde tutunması şimdilik beklenmiyor.  Ama altın için aynı durum söz konusu değil. 1430$ ile tarihi rekorlarını kıran altın bu aralar sakin fakat 2011 yılını 1600$ dolar civarında bitirmesi bekleniyor. Dolayısıyla şu anki görece düşük seviyelerin, artan enflasyona karşı kendilerini hedge’lemek isteyen yatırımcı, kurum hatta ülkelerin ilgisini çekmeye başlaması hayli olası bir durum. Altın enflasyon artışını bekliyor kısacası.

Dolar/TL’ye bakacak olursak, iki değişkeni göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Öncelikle FED’in 2011 yılı için planları ve T.C.M.B.’nin aldığı kararların (faiz indirimi uygulansa bile) aslında sıkılaştırıcı para politikaları olduğu yönündeki açıklamaları. Ayrıntıya inmeden en genel çerçeveden bile bakılsa Dolar/TL’nin uzun vadede düşüş trendi içinde olacağını ön görebiliriz. Güçlü TL de bizim ihracatımıza zarar verecektir ancak ithalata dayalı ihracat yapan bir ülke olduğumuz hatırdan çıkarılmamalı. İthalat kalemlerinin büyük çoğunluğunu ara ve yatırım mallarını içermekte, tüketim malları ise azınlığı oluşturmaktadır. Cari açık sürdürülebilir olduğu sürece sorun değildir ki geçmişe oranla borcu çevirebilme kapasitemizde artış var. Hele ki seçim sonrası kredi derecelendirme kuruluşlarından bir not artırımı gelmesi durumunda TL’nin değerlenmesi konusu bizi şaşırtmamalıdır.

Yorum Yapmak İçin Üye Olun ya da Giriş Yapın.!

DİĞER MAKALELERİ

Enflasyonist Baskılar Ve Dolar

Yayın tarihi : 01.01.2011

info@insaattrendy.com

Global çaptaki gıda ve enerji fiyatlarındaki artışa karşı gelişmekte olan ülkeler faiz oranlarında artışa gidiyorlar ve gelişmiş ülkeler de aynı yolu izleyecekler.

Devamını Oku

Rekorların Ve Endişelerin Gölgesinde 2010 Ekonomis..

Yayın tarihi : 01.10.2010

info@insaattrendy.com

2010 yılına 1,52 seviyesinde tutunamayarak 2009 Aralık ayının başından itibaren düşmeye başlayan bir Eur/Usd paritesi ve bu karışık ortamdan yararlanarak yükselmeye başlayan bir emtia piyasasıyla girmiştik.

Devamını Oku

Gözler Hala Yunanistan'da

Yayın tarihi : 01.04.2010

info@insaattrendy.com

2009 yılı krizin hasarlarının en derin etkilerini gösterdiği, kayıpların en çok olduğu dönemdi. Yıl içerisinde, dünya ekonomisinin rezerv para birimi olan dolar üzerinde oldukça büyük bir baskıdan ve bu baskının etkisiyle sert değer kayıplarından bahsedebiliriz. Doların bu denli sıkıntılı bir dönem geçirmesi gözleri rezervlere çevirmişti...

Devamını Oku

Yeni Bir On Yıl Başlıyor

Yayın tarihi : 01.01.2010

info@insaattrendy.com

Artık yeni bir yıla giriyoruz. Geride beklenmedik gelişmeler yaşadığımız bir 10 yıl bıraktık.

Devamını Oku

Son Çeyreğe Girerken:Beklentiler Ve Seneryolar

Yayın tarihi : 01.10.2009

info@insaattrendy.com

2009 yılının ilk döneminden itibaren finansal sektörlerdeki gözlemlenen genişlemenin sonuna gelip gelmediğimiz ya da bu ekonomik ve finansal durumun ekonomik veriler tarafından desteklenmemesi durumu son çeyrek analizlerinde temel tartışma konusu olarak belirlenmiş gözüküyor.

Devamını Oku

1
 
2
 
3
 
>>