Hüseyin Kırçıltepeli - Subprime Krizi
Türkiyenin en büyük inşaat haber portalı.

YAZAR DETAY

 

Hüseyin Kırçıltepeli

info@insaattrendy.com
01.01.2009

Subprime Krizi

 

Dünya ekonomisinde son elli yılın en büyük krizi olarak nitelendirilen subprime krizinin olumsuz etkileri devam ediyor.Geride bırakmak üzere olduğumuz 2008 yılı içerisinde  yorum ve analizlerin ana konusu dünya ekonomisinin resesyona girip girmeyeceğiydi.Son aylardaki ana gündem maddesi ise krizden ne zaman çıkılacağı ve 2009 yılında ne olacağı.Bizim öngörümüz 2009 yılında da küresel krizin ve dolayısıyla dünya ekonomisinde görülen yavaşlamanın devam edeceği yönünde.

Dünya ekonomisinde görülen yavaşlama  özellikle gelişmiş ülkelerde neoliberal politikaların bir bakıma askıya alınmasına ve 1929 ekonomik buhranında olduğu gibi korumacı-müdahaleci anlayışın yeniden gündeme gelmesine neden oldu.Aynı 1929 krizindeki ABD hükümetinde  olduğu gibi liberalizm kriterlerinden ödün vermeyen Bush hükümeti, adeta tarihin tekerrür ettiğini ispatlayarak, 2006 yılında sadece gelir düzeyi düşük kesimlere hitap eden subprime kredi kaynaklı soruna zamanında müdahale etmeyerek,sorunların bir çığ gibi büyüyerek küresel krize dönüşmesine neden oldu.Geçtiğimiz aylarda oldukça sancılı bir şekilde kabul edilen finans şirketlerine yönelik önlem paketinin finans sektöründe nabzı biraz olsun düşürdüğü söylenebilir.Ancak subprime krizi öncesinde de zor durumda olan otomotiv şirketlerinin durumu,hızla düşen iç talep ve azalan kredibiliteye bağlı olarak daha da kötüye gitti.Otomotiv şirketlerine yönelik önlem paketine ilişkin tartışmalar hala sürüyor.Özellikle GM ve Chrysler’in  iflasın eşiğinde olması durumun  ciddiyetini ortaya koyuyor.Diğer Amerikalı otomotiv devi Ford ise Avrupa ve Asya piyasalarına daha uygun araçlar üretmenin de verdiği avantajla  zor durumda olmasına karşın iflastan en azından şu an uzak durumda.Kapitalizmin sembolleri arasına girmiş olan bu şirketlerden herhangi birinin iflas etmesi küresel krizin daha da derinleşmesine neden olabilir.

ABD’de krizin kaynak noktası olan inşaat ve emlak sektöründeki sorunlar devam ediyor.İnşaat başlangıçları ve konut satışları verilerinde son on yedi yılın dip seviyeleri görülüyor.İç talepteki daralma ve azalan kredibiliteye bağlı olarak bu verilerde 2009 yılı içerisinde kalıcı bir düzelmenin meydana gelmesi pek olası görülmüyor.

Avrupa’ya bakıldığında durumun ABD’den çok da farklı olmadığı  görülüyor.Hatta İngiltere’de emlak ve finans sektörünün ABD’den de kötü olduğu söylenebilir.En büyük ihracatı yaptığımız Euro bölgesinde de ciddi bir yavaşlama söz konusu.Bu nedenle tüm dünyada faizler yüzde 0’ a yaklaşırken Euro bölgesinde faizlerin yüzde 2,5 gibi mevcut durumun oldukça üzerinde olması tartışmalara neden oluyor.Trichet yönetimindeki Avrupa Merkez Bankası’nın faiz indirimleri konusundaki muhafazakar yapısına karşın orta vadede ciddi indirimlere gitmesi beklenebilir.İnşaat ve emlak sektörlerine bakıldığındaysa daralan iç talebe bağlı olarak ciddi bir küçülme söz konusu.Özellikle Almanya’da konut satışlarında ciddi bir düşüş söz konusu.

Dünya ekonomisinin üretim üssü Uzak Doğu’ya bakıldığındaysa yavaşlamanın orada da ciddi anlamda sürdüğü gözleniyor.Tamamen ihracata  dayalı bir ekonomi olan Çin ekonomisinin küresel  krizden ciddi anlamda etkilendiği gözleniyor.Bu nedenle son yirmi yıldır önemli bir sübvansiyon kaynağını sanayiye ayıran Çin Komünist Partisi’nin söz konusu olan sübvansiyonları tarım sektörüne kaydırdığı gözlemleniyor.Krizden önce de durgun olan Japon ekonomisinde ise büyümenin hızlanabileceğine yönelik en ufak bir işaret yok.

Dünya ekonomisinde yavaşlamaya bağlı olarak düşen faiz oranlarının neredeyse sıfıra dayanması,daha önce yen ile yapılan carry trade işlemlerinin artık dolar ile yapılmasına neden oluyor.Ancak kriz nedeniyle bu carry trade pozisyonlarının oldukça sınırlı olduğunu belirtmekte yarar var.Kriz sonrasında dolarla yapılan carry trade pozisyonlarında artış meydana gelebilir.Bu duruma reel sektör cephesinden bakılırsa krizin bitmesiyle birlikte tüm dünya ekonomisinde ciddi bir likidite oluşabilir.Ancak bu durum için, mevcut durum daha kötüye gitmezse 2010 yılını beklemek gerekebilir.

Dünya ekonomisinde görülen yavaşlama ister istemez petrol fiyatlarında hızlı düşüşlere neden oluyor.Petrol fiyatlarındaki düşüş tüm dünyada enflasyonist baskının azalmasına neden oluyor.Ciddi petrol kaynakları sayesinde inşaat sektörüne yatırım yapan Dubai,Katar ve Rusya gibi ülkelerde inşaat sektörünün ciddi anlamda küçülmesi beklenebilir.

Türkiye ekonomisine bakıldığında kara bulutların daha büyük olduğu söylenebilir.Son olarak Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü(OECD)’nin her yıl sonunda yayımladığı Economic Outlook adlı kitabında Türkiye ekonomisinde TÜFE ve cari açık dışındaki tüm verilerde durumun kötüye gideceğine işaret edildi.Özellikle talep,ihracat ve dolayısıyla büyümeye ilişkin beklentiler oldukça karamsar.Talebin ve ihracatın da düşmesi nedeniyle zaten oldukça yüksek olan işsizlik oranı verisinde de beklentiler oldukça olumsuz.İç talepteki daralmaya bağlı olarak zaten zor durumda olan inşaat sektörünün önümüzdeki yıl daha da zor duruma düşmesi beklenebilir.Bu nedenle gayrimenkul  fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi beklenebilir.




Yorum Yapmak İçin Üye Olun ya da Giriş Yapın.!

DİĞER MAKALELERİ

Enflasyonist Baskılar Ve Dolar

Yayın tarihi : 01.01.2011

info@insaattrendy.com

Global çaptaki gıda ve enerji fiyatlarındaki artışa karşı gelişmekte olan ülkeler faiz oranlarında artışa gidiyorlar ve gelişmiş ülkeler de aynı yolu izleyecekler.

Devamını Oku

Rekorların Ve Endişelerin Gölgesinde 2010 Ekonomis..

Yayın tarihi : 01.10.2010

info@insaattrendy.com

2010 yılına 1,52 seviyesinde tutunamayarak 2009 Aralık ayının başından itibaren düşmeye başlayan bir Eur/Usd paritesi ve bu karışık ortamdan yararlanarak yükselmeye başlayan bir emtia piyasasıyla girmiştik.

Devamını Oku

Gözler Hala Yunanistan'da

Yayın tarihi : 01.04.2010

info@insaattrendy.com

2009 yılı krizin hasarlarının en derin etkilerini gösterdiği, kayıpların en çok olduğu dönemdi. Yıl içerisinde, dünya ekonomisinin rezerv para birimi olan dolar üzerinde oldukça büyük bir baskıdan ve bu baskının etkisiyle sert değer kayıplarından bahsedebiliriz. Doların bu denli sıkıntılı bir dönem geçirmesi gözleri rezervlere çevirmişti...

Devamını Oku

Yeni Bir On Yıl Başlıyor

Yayın tarihi : 01.01.2010

info@insaattrendy.com

Artık yeni bir yıla giriyoruz. Geride beklenmedik gelişmeler yaşadığımız bir 10 yıl bıraktık.

Devamını Oku

Son Çeyreğe Girerken:Beklentiler Ve Seneryolar

Yayın tarihi : 01.10.2009

info@insaattrendy.com

2009 yılının ilk döneminden itibaren finansal sektörlerdeki gözlemlenen genişlemenin sonuna gelip gelmediğimiz ya da bu ekonomik ve finansal durumun ekonomik veriler tarafından desteklenmemesi durumu son çeyrek analizlerinde temel tartışma konusu olarak belirlenmiş gözüküyor.

Devamını Oku

1
 
2
 
3
 
>>